KırklareliMarmaraTürkiye

Kıyıköy Gezi Rehberi ve Gezilecek Yerler

Bir yanda denizin diğer iki yanda da derelerin çevirdiği küçük bi’ kasaba hayal edin… Kırıklareli’ne bağlı Vize ilçesinin küçücük ama tatlı kasabası Kıyıköy öylesine suyla iç içe, rüya gibi bir yer.

İki katlı beyaz evleri ve tuz kokulu sokaklarıyla şirin bi’ sahil kasabası olan Kıyıköy önemli bir liman kentiymiş geçmişte. Hatta anlatılana göre Avrupa’dan başlayıp İstanbul’a, Galata’ya kadar uzanan Roma, Bizans yollarının bi’ kolu geçiyormuş buradan. Kıyıköy bugün İstanbul gibi, Tekirdağ gibi yakınlardaki büyük şehirlerde yaşayanların dinlenmek için tercih ettikleri çook keyifli bir yer. Küçücük ama çok zengin bir yer Kıyıköy, hem tarihi hem de doğasıyla… 

Kıyıköy gezilecek yerler rehberimize başlamadan önce hatırlatalım: Kıyıköy’ü adım adım kişisel ve dijital tur rehberinizle gezmek için Piri Guide mobil uygulamasını indirmeyi unutmayın! 😊 

Kıyıköy nerede, Kıyıköy’e ne zaman gidilir gibi sorularınız cevabı için de Vize yazımıza bakabilirsiniz. Hatta eğer planlarınız arasında Vize’yi gezmek de varsa bir taşla iki kuş adeta.

Kıyıköy İsmi Nereden Geliyor?

“Salmydessos denize doğru uzatır kayalarını, bi’ çene gibi… yutmak için gemileri, denizcileri!” – “Zincire Vurulmuş Prometheus’’ , Eshilos

Kıyıköy’ün kaynaklarda geçen ilk adı Salmydessos Uzmanlar bu kelimenin “güzel ışıltı halkının hisarının yerleşimi, kenti” gibi bir anlama geldiğini düşünüyorlar. Salmydessos’un bir süre sonra terk edilip sonrasında buraya Midie halkının yerleştiği düşünülüyor. Ki 1960’lara kadar da bu isim Midye olarak korunuyor. Midie ya da Midia olan ismin Midye’ye dönüşmenin de Osmanlı döneminde gerçekleşmiş diyebiliriz. 60’lardan sonraysa Midye ismi terk edilerek Kıyıköy olarak anılmaya başlıyor bu bölge.

Mitolojide Kıyıköy

Ege ve Karadeniz’i hikayesiyle birbirine bağlayan “Altın Postlu Koç”u duymuş muydunuz daha önce? Argos adlı gemisiyle kaptan Iason, Çanakkale ve İstanbul Boğazlarından geçerek Batum’a gitmek ve burada olduğunu bildiği Altın Postlu Koç’u ele geçirmek istiyormuş. Elbette sıradan değil oldukça maceralı bi’ yolculuk bu bahsettiğimiz… Ki bu yolculuğun detaylarını Piri Guide’in“Yunan Mitolojisinden 7 Kısa Hikaye” adlı sesli içeriğinde bulabilirsiniz.

Yolda başlarından bi’ sürü olay geçen mürettebat Batum’a güvenli şekilde varabilmenin yollarını ararken Kahin Phineus’un yaşadığı Salmydessos’a yani Kıyıköy’e gelmişler. Gözleri görmeyen yaşlı kahin, Tanrıların Tanrısı Zeus’un gazabına uğramış ve lanetlenmiş. Bu lanetten kendilerini kurtarmaları karşılığında Iason ve tayfasına Altın Postlu Koç’a nasıl ulaşabileceklerini anlatacağını söylemiş. Uzun uğraşlar sonucunda lanetten kurtarılan Phineus, Iason’a yolculuğun geri kalanı için talimatlar vermiş. Hikayeye göre, ekibin, o güne dek kimsenin aralarından geçemediği kayalıklara vardılarından bir kumru uçurmaları gerekiyormuş. Kumru kayaların arasından geçebilirse gemi yoluna devam etmeli, kumru sıkışıp ölürse de gemi buradan geçmeyi bir daha asla denememeliymiş.

Hikayenin devamında kumrunun yara alsa da kayaların arasından geçebildiğini ve hayatta kaldığını öğreniyoruz. Argos, tıpkı kumru gibi arka kısmından hasar alsa da Kıyıköylü Phineus’un yardımıyla geçebilmiş kayaların arasından ve yoluna devam etmiş.

Kıyıköy Gezilecek Yerler

Kıyıköy’de mutlaka görmeniz gereken yerleri altta listeledik. Ancak çok daha fazlasını Piri mobil uygulamasında bulabileceğinizi hatırlatmış olalım. Piri mobil uygulaması, size Kıyıköy için en güzel rotaları sunuyor, konumunuzu algılıyor ve neredeyseniz oranın hikayesini otomatik anlatmaya başlıyor. Size sadece kulaklığınızı takmak ve rotayı takip etmek kalıyor. Tamamen sizin keyfinize ve hızınıza göre hareket eden kişisel mobil tur rehberinizi indirmeden Kıyıköy’ü gezmeye başlamayın! 😊

Aya Nikola Manastırı

Aya Nikola Manastırını ilk gördüğünüzde oldukça harap halde bir yapı ile karşılaşacaksınız. Ama bu görüntüsünün size kandırmasına izin vermeyin. Aya Nikola ya da daha aşina olduğumuz adıyla Aziz Nikolaus, bugün Noel Baba olduğu düşünülen kişi aynı zamanda. Ülkemiz topraklarında, Antalya’da doğduğu bilinen Aya Nikola bir’ Hristiyan azizi. Ortodokslar onun “denizcilerin koruyucu azizi” olduğuna inanıyorlar. E tabii adı üzerinde, “Kıyıköy”de olduğumuza göre burada denizcilerin koruyucusuna adanmış bir’ manastır olması da pek şaşırtıcı değil aslında.

 Araştırmacıların görüşlerine göre, dünyada “kayaya oyulmuş manastırlar”ın en iyi örneklerinden biri burası! İçinde ayazması, yani kutsal suyu bulunan bir’ bodrum katından; şu an bulunduğumuz zemin kotunda yer alan bir kiliseden, ve üst katta da rahip hücrelerinden oluşuyor manastır. Fakat maalesef bir zamanlar görkemli olan dış cephesi günümüze ulaşamamış.

Kıyıköy Falezleri (Aşıklar Tepesi)

Kıyıköy’de de karanın denizle buluştuğu noktalar çoğunlukla falez şeklinde. Ve hem Karadeniz’in hem rüzgarların etkisi bu noktada baki olduğu için oluşumları devam ediyor bu dik kayalıkların. Falezlerin yer yer geriye çekildiği noktalarda ise oldukça dar sahiller bulunuyor Kıyıköy’de. Bunlardan bir tanesi ise “Aşıklar Tepesi” Buraya ‘’Aşıklar Tepesi’’ denmesinin sebebi ise hem gün doğumu hem de gün batımı son derece romantik yaşanıyor burada. Doğan ve batan güneş Karadenizle dans ediyor adeta… Burada, birlikte gün batımını izlemeye gelen çiftleri, hatta evlenme teklifi eden gençleri görmeniz mümkün.

Balkaya Köyü

Vize şehir merkeziyle Kıyıköy arasında konumlanan Balkaya Köyü, Kıyıköy’e kadar gelmişken vakit ayrılıp keşfedilmesi gereken yerlerden biri bize göre. Bölgenin eski adı Apırtos ya da Apartos olarak biliniyor. Köy, “Balkaya” adını ise yüksekliği 40, genişliği 150 metreyi bulan ballı kayalardan almış. 

Köyde, Kıyıköy’de gördüğümüze benzer şekilde kayaya oyma şapeller ve mağaralar bulunuyor. Doğal güzellikleriyle turistik önem taşıyan bu mağaralardan bazılarında Roma ve Erken Hristiyanlık dönemlerinde insanlar da yaşamış. Özellikle Erken Hristiyanlık Dönemi’ne ait yaşamın izleri mağara içlerindeki haç kabartmalarından ve çeşitli dini sembollerden anlaşılabiliyor.

Kazandere Köprüsü ve Plajı

Yazımızın başında bol bol doğal güzellik ile çevrildiğinden bahsetmiştik size. Kazandere de onlardan bir tanesi. Trakya’da doğup Karadeniz’e dökülen bir dere Kazandere. Suyu yaz mevsiminde azalıyor, çünkü Kazandere de yağışlardan besleniyor.

 İsminin yani “Kazandere”nin mitolojik kökenli olduğu düşünülüyor. Araştırmacılara göre Kazandere “Kutlu Ana Tanrıçanın Suyu” anlamına geliyor. Bu, Kazandere’nin Karadeniz’e dökülene dek pek çok kola ayrılması ve çok fazla coğrafyayı birden beslemesiyle de alakalı olabilir tabii. Ayrıca bugün de Kazandere’de alabalık, sazan, kefal gibi tatlı su balıkları avlanabiliyor. Hatta Trakya’da olta balıkçılığının yapılabildiği, temiz kalmış nadir akarsulardan biri olduğu söyleniyor Kazandere’nin.

Evet Kıyıköy yazımızın da sonuna geldik. Ayrılmadan önce size küçük bir hatırlatmamız var. Çok daha fazlasını Piri Guide Kıyıköy sesli turumuzda bulabilirsiniz.

Tags:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir