İstanbulMarmaraTürkiye

Heybeliada Gezi Rehberi ve Gezilecek Yerler

“Artık demir almak günü gelmişse zamandan

Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan…”

Bu satırlar tanıdık geldi mi? Yahya Kemal’in “Sessiz Gemi” şiiri diyenler doğru bildi. Yahya Kemal, Heybeliada’dan uzaklaşan vapura bakarken, büyük aşkı Celile’yi düşünerek yazmış bu şiiri. O yüzden Heybeliada aşıklar adası olduğu kadar bir edebiyat adası da. 

Ne isimler gelmiş geçmiş buradan. Sokaklarında gezerken Nazım Hikmet’in sesini duyacak, Hüseyin Rahmi Gülpınar’ın nefesini hissedeceksiniz. Denizi izlerken İsmet İnönü gelecek aklınıza bir anda. Kabul ediyoruz, adadaki yokuşlar biraz yoracak sizi. Ama çam ağaçları arasında yürürken, adadan geçmiş onlarca ismi sanki bir tarih kitabı gibi okurken yorgunluk diye bir şey kalmayacak.

Yazıya başlamadan önce hatırlatalım: Heybeliada’yı adım adım kişisel ve dijital tur rehberinizle gezmek için Piri Guide mobil uygulamasını indirmeyi unutmayın! 😊

Heybeliada Nerede?

Heybeliada, İstanbul’da Adalar ilçesinin beş adasından biri. İstanbul’un daha çok Anadolu yakasına yakın. Heybeliada, Büyükada’dan sonra Prens Adaları’nın en büyük ikinci adası. Oksijen anlamında ise birinci sırada yer alıyor. Bunda tabii ki çam ağaçlarının bolluğu büyük bir rol oynuyor.

Heybeliada’ya Nasıl Gidilir?

Adaya vapurla geçiş sağlamak mümkün. Heybeliada vapurları; Kabataş, Kadıköy, Eminönü ve Bostancı bölgelerinden kalkıyor. Vapur yolculuğunuz genellikle 1 saat sürüyor ancak kalkış noktasına bağlı olarak süre değişiklik gösterebilir. 

Heybeliada vapur saatleri ve ücretleri ise mevsimsel olarak değişiyor.

Heybeliada’ya Ne Zaman Gidilir?

Heybeliada, turistlerin sıklıkla tercih ettiği bir nokta. “Buraya sakın şu zamanda gelmeyin!” veya “Kesinlikle şu zamanda gelin!” demek yanlış olur. Ancak havaların durumuna göre daha ideal dönemleri var. Yazın burası sıcak ve güneşli oluyor. Birçok yokuş çıkacağınızı tekrar hatırlatalım 😊 Sıcakta bu yokuşları tırmanmak çok can sıkıcı olabiliyor. Serin ve yağmurlu havalar beni rahatsız etmez derseniz de kış ayları tam sizlik! Sadece kış aylarında ada biraz ıssız olabiliyor.

Daha sakin zamanlarda gelmek isteyen gezginler içinse belirtelim: Turistler Eylül ve Ekim aylarında Heybeliada’da azalıyor. Sessiz bir atmosfer yakalamak isterseniz bu ayları seçebilirsiniz.

Heybeliada Gezilecek Yerler

Heybeliada’da mutlaka görmeniz gereken yerleri altta listeledik. Ancak çok daha fazlasını Piri mobil uygulamasında bulabileceğinizi hatırlatmış olalım. Piri mobil uygulaması, size Heybeliada için en güzel rotaları sunuyor, konumunuzu algılıyor ve neredeyseniz oranın hikayesini otomatik anlatmaya başlıyor. Size sadece kulaklığınızı takmak ve rotayı takip etmek kalıyor. Tamamen sizin keyfinize ve hızınıza göre hareket eden kişisel mobil tur rehberinizi indirmeden Heybeliada’yı gezmeye başlamayın 🙂

Ruhban Okulu

Heybeliada Gezi Rehberi ve Gezilecek Yerler - Ruhban Okulu

Heybeliada’nın yukarısında sizi bekleyen harika bir manzara ve bir de tarihi Ruhban Okulu var. Okul, biraz yokuş tırmandıktan sonra taş binasıyla sizi karşılıyor. Maalesef 50 yıldır kapalı ama muhteşem görüntüsü hâlâ canlı. Ruhban Okulu’na ayin saatleri dışında gelirseniz kilisesine girmeniz mümkün olmaz. Üst katlara çıkmanıza da izin verilmiyor. Fakat görevliden izin isteyip bahçeyi gezebilirsiniz. Binanın asıl kuruluşu 9. yüzyıla kadar uzanıyormuş ama depremler, doğal afetler derken çokça zarar görmüş. Günümüzdeki halini ise 1894’teki İstanbul depreminde almış. Depremin ardından yapı baştan inşa ettirilmiş. 

Ruhban Okulu’nun yapımında çok önemli bağışlarda bulunmuş iki isim var: Pavlos Skiliçi ve eşi Elena Hanım. Yapıya kuş bakışı bakıldığında ikilinin baş harfleri, yani P ve E görülebiliyor. Bunun yanı sıra bahçedeki mezarlar da tarihi yansıtıyorBunlar manastırda görev yapmış din adamlarına ait.

İnönü Müzesi

İsmet Paşa ve Heybeliada arasındaki bağ 1924 yılında başlamış. Paşanın o dönem geçirdiği bir rahatsızlık varmış. Atatürk de İsmet Paşa’nın Heybeliada’ya yerleşmesini rica etmiş. O günden sonra Paşa için buradaki köşk her yaz kiralanmaya başlanmış. Heybeliada havası ve çam ağaçları gerçekten de işe yaramış. 

Bir süre sonra Atatürk, İsmet Paşa’nın bu evi satın almasını söylemiş. Ancak içerisindeki eşyalar neredeyse evden bile pahalı olunca Ulu Önder, Paşa’ya yeni ev eşyaları hediye etmiş. Bu hediye eşyaları tarihin birer sessiz tanıkları olarak Heybeliada’daki İnönü Müzesi’nde görebilirsiniz.

Abbas Halim Paşa Köşkü

Abbas Paşa Sokağı’ndan aşağı doğru indiğinizde karşınıza yemyeşil bir arazi çıkacak. İşte bu arazi, temel taşları günümüze kadar ulaşabilmiş Abbas Halim Paşa Köşkü. Bir diğer adıyla ünlü Vidalı Köşk. Vidalı derken mecazi bir anlam kullanmıyoruz. Bu köşk gerçekten de vidalarla yapılmış ve sonrasında Abbas Halim’in vasiyetiyle sökülüp Mısır’a taşınmış. 

Köşk, 1897’de yaptırılmış. Taşları Maltepe’de kesilmiş, gemiyle Heybeliada’ya getirilmiş. O dönem tek bir çivi dahi kullanılmamış köşkün yapımında. Vidayla monte edilmiş ve Mısır Uyanışı denilen bir üslup kullanılmış. Yıkık duvarlarından silinmemiş olan lotus ve kobra kabartmaları, Mısır mimarisini de çok güzel bir şekilde yansıtıyor.

Heybeliada Sanatoryumu

Heybeliada Gezi Rehberi ve Gezilecek Yerler - Heybeliada Sanatoryumu

Heybeliada Sanatoryumu, geçmişin ünlü tedavi merkezlerinden birisiymiş. 1924’te binanın yapımı için İsviçre’deki bir hastane model alınmış. Aynı tarihte 16 yataklı bir sağlık tesisi olarak faaliyete başlamış. Heybeliada’nın temiz havası hastalara o kadar iyi geliyormuş ki balkonlara bile yataklar konulmuş. Yıllar boyunca sayısız insana çare olmuş. 

90’lı yıllara gelindiğinde bir ilgisizlik sarmış sanatoryumu. Boş ve bakımsız kalmış. En son darbeyi de 17 Ağustos 1999 Depremi vurmuş. Heybeliada Sanatoryumu, binaların dayanıksız olması ve ulaşım sıkıntıları derken çeşitli nedenlerle 2005 yılında kapatılmış. Şimdi bu ünlü sanatoryumdan geriye boş hastane odaları ve terk edilmiş kapıları kaldı. Ancak buna rağmen Kelebeğin Rüyası gibi filmlere ev sahipliği yaptığını da unutmamak gerek.

Bahriye Mektebi

Hüzünlü bir aşk hikâyesi ve edebiyatın kendisi yatıyor Bahriye Mektebi’nde. Bu mektebin 1930’lu yıllarda o kadar değerli öğrencileri varmış ki… Mesela Nazım Hikmet ve Necip Fazıl bunlar arasında. Ama sadece öğrencileri değil, öğretmenleri de bir o kadar önemli isimlermiş. En bilineni Yahya Kemal. Nazım Hikmet’in “Hocam olarak girdiğiniz bu eve, babam olarak girmenize izin vermeyeceğim” sözünü hatırlıyor musunuz? Bu sözler aslında bir nottan, hem de Nazım Hikmet’in Bahriye Mektebi’ndeki öğretmeni Yahya Kemal’e yazdığı bir nottan.

Nazım Hikmet’in annesi Celile ile Yahya Kemal’in aşkını duyanlarınız vardır. Talihsiz ve bir bakıma imkânsız aşkmış onlarınki. Aşkları da zaten Heybeliada’dan giden bir “Sessiz Gemi”yle bitmiş derler. Yani kavuşamayan iki aşığa da kucak açmış bu ada.

“Yetmedi ki bu ama!” derseniz Heybeliada’yı, hikâyelerini ve çok daha fazlasını Piri mobil uygulamasındaki Heybeliada: Aşıkların Adası sesli turumuzda bulabilirsiniz!

Adaları keşfe çıkmaya doyamadıysanız da Tarihi Yarımada gezi rehberimizi okumadan gitmeyin 😊

Tags:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir